Tiyatro Gazetesi Ekim Sayısı Çıktı

Serkan Fırtına; ‘Klaros’un Bilicileri’ derken bu ay, Tiyatro Kooperatifi’nin 2020-2021 sanat sezonu için Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü tarafından özel tiyatroların projelerine yapılan destek konusunda T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ilettiği sorularını gazetemiz aracılığıyla kamuoyunun bilgisine sunduğu açıklaması da, yine siz sevgili okurlarımızın dikkatine sunuluyor.

Halit Karaata ‘Birtakım Abilere İthafımdır’, Yaşam Kaya ‘Göğe Açılan Pencere ‘de Aşk!’, Büşra Elmaskaya; Geleceğin Tiyatrocuları Jüri Karşısına Çıktı’ ve ‘Alkışlar Kuşadası Belediye Tiyatrosu’na Üç Kadın Hikayesi seyirciyle buluştu’, Erdoğan Eğmen; ‘ Sualtı Tiyatrosu (Yeni bir tür veya yeni bir sanat türü nedir?) derken, Seda Tansüker ise ‘Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Yeni Öğrencilerini Bekliyor’ dedi.

Melike Birgölge Oyuncu Evrim Doğan ile söyleşti; ‘Deli işidir oyunculuk!’ Yalçın Baykul; ‘Başına buyruk bir ışık, Birol Ünel’in ardından’, Mesut Kara; ‘Muhsin Ertuğrul ve Sinemada Tiyatrocular Dönemi (1923-1939)’, Serpil Kaya; ‘Tiyatronun sihirli dokunuşu – Kocaeli Şehir Tiyatrosu’ derken, Sefer Dülger’in çevirip haberleştirdiği Oyun Yazarları serisi de gazeteden okunabilir.

Müfit Semih Baylan, Ayşe Berna Konur ile söyleşti: ‘Sabahattin Ali’nin en sevdiği romanı Kuyucaklı Yusuf’u seyirciye doğru bir biçimde aktarmayı planlıyoruz.’ Dilara Güngör ve Dilber Çilem Akyüz ise Yaşar Gündem ile söyleşti: ‘Bu meslekte çıraklık ömür boyu sürer’ Hikmet Kaymak ve Murat Fidan ‘Sur Kaymakamı Abdullah Çiftçi ile Sanat üzerine ‘söyleşirken, Büşra Köseoğlu ise yazısında ‘Oksijensiz kalmış gibiyim’ dedi. A. Kadir Bozkurt ‘Zincire Vurulmuş Prometoheus’, Prof. Dr. Sacit Akdede; ‘Salgında yeni bir estetik mi doğuyor?’ derken, Melek Kentmen ise Yeliz Şatıroğlu söyleşisiyle karşımıza çıkıyor.

Hülya Karakaş; ‘Beyoğlu Haritası/Tiyatro Hafızası’, Ali Nihat Yavşan; ‘Ankara’da bir oluşum… AnTiYap (Ankara Tiyatro Yapımcıları)’ derken, Şebnem Atılgan ise Nazif Uslu ile söyleşti; ’30 Yıl Sonra; Aynı Yerde, Aynı Sahnede…’ diye söze başlayarak. Atılgan bir başka söyleşiyi ise Kubilay Erdelikara ile yaptı; ‘Sabahattin Ali’nin “Değirmen” isimli öyküsü, bir mekân tasviri ile başlar; “Bir su değirmeni gördün mü?” sorusu, öykü kurgusunun ilk ipuçlarını verir okura ve ardından devam eder; “Bir su değirmeni hayatın ta kendisidir!”

Yine her ay olduğu gibi birçok kurumun etkinlik ve program takvimleri, etkinlikleri ve değerlendirmelerle gazetenizde!

Tiyatro Gazetesine abone olun, habersiz kalmayın.


Tiyatro Gazetesi’ne tüm Kırmızı Kedi, Mephisto ve Tiyatro Gazetesi temsilciliklerinden ulaşabilirsiniz.

Keyifli okumalar!