Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Tiyatrolar Desteğinden Faydalanamayan Tiyatrolar İsyan Etti

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın her yıl dağıttığı özel tiyatro devlet desteği ödenekleri bu yıl erken dağıtıldı. Pandemi nedeniyle ödenek miktarlarının arttırıldığı bu yıl destek başvurusu yaptığı halde yardım alamayan özel tiyatrolar isyan etti.

Devlet sanatçısı Dilek Türker bu sezon Tiyatro Ayna olarak Nazım Hikmet oyunuyla desteğe başvurduğu halde hiçbir açıklama yapılmadan başvurusu reddedildi. Dilek Türker konuyla ilgili yorum yaptı:

'1990'da Aziz Nesin'in yazdığı oyun için tiyatro kurdum ve yurt dışından Türkiye'ye döndüm. Aziz Nesin'e, Ataol Behramoğlu'na, Rekin Teksoy'a, Melisa Gürpınar'a, Tuncer Yüceloğlu'na, Ayşe Kulin'e oyunlar yazdırdım. 55 yıldır sahnesinden hiç ayrılmamış, yurt dışında 7 yıl Türkiye'yi temsil etmiş devlet sanatçısı unvanını almış Dilek Türker'e, Ayna Tiyatro'nun Nazım oyununa pandemiye rağmen destek vermediler.

Ben ödülleri kabul etmedim ama yaptığım her prodüksiyon ödül aldı. Ölüme mahkum ediyorlar beni düşünebiliyor musunuz?'

Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğinden faydalanamayan İzmir tiyatrolarından Tiyatro Kalemi kurucusu Kamer Yıldız Ok da konuyla ilgili açıklamalar yaptı:

'2020'de destek alabilmek için Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan 'vergi borcu yoktur' belgesi istendi. Biz de kredi çekerek ve vergilerimizi ödeyerek, destek paketine başvurduk. Bizim tüm çalışanlarımız sigortalı. 'Tuvaldeki Kadınlar' isimli sosyal mesafeyi de gözeten yeni bir oyun kaleme aldık. Yerli yazar kıstasını da karşılıyorum. Başka bir mesleği olup da tiyatro icra edenlerden değilim. Bakanlık, gerekli şartları karşılayan tüm tiyatrolara destek vereceğini açıklamıştı. Sonuç açıklanınca listede olmadığımızı gördük. İzmir'den bakanlığa başvuran tüm tiyatroların listeye alındığını, Tiyatro Kalemi'nin destek dışında kaldığını gördük.

Kişisel olarak söylemem gerekirse, söylemlerimizle alakalı diye düşünüyorum. Sessiz kalan topluluklar arasında olmadık. Hak mücadelesini sürdüren bir ekip olduk. Kendim de bu mücadeleyi sürdürdüm. Tiyatromuzun emekçileri de bu mücadeleyi sürdürdü.'

Kadıköy Halk Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül Yalçıner özel tiyatro desteğinden faydalanamadıklarını anlattı:

'Devletin bizim gibi tiyatrodan başka mesleği olmayan meslektaşlarımıza destek olmaması demek bizim ölmemiz demek. Kısacası biz 'Tiyatromuz Yaşasın' dedikçe bize 'ölün' diyorlar. Devlet eğer hakikaten sanatı destekleme konusunda iyi niyetli ve samimiyse SGK ve vergi borcu olduğu için devlet desteğine başvuramayanlar ve başvurup reddedilenler için ek destek sağlansın ve haklı taleplerimize kulağını tıkamasın.'

Küçük Salon'un kurucusu Emre Tandoğan son altı senedir şartları yerine getirmelerine rağmen destekten faydalanamadıklarını söyledi:

'Pandemi dolayısıyla aksayan işlerimize, yedi aydır kilit vurduğumuz tiyatromuzun biriken kiralarına bir umut olarak özellikle de yerli bir yazarımıza ait bir proje ile başvurumuzu yine gerçekleştirdik ama aynı sonuçla karşılaştık. Bu proje yardımlarının popülist çizgide ve bazılarını daha çok kollayan bir anlayışta gerçekleştiğini düşünüyoruz. Herkes tarafından daha görünür olan tiyatrolara yardım yapılması kamunun gözünde devletin sanata destek olduğu izlenimi yaratıyor olsa da bizler gibi özgürlükçü ve sanatta yeniliği arayan tiyatroları yıkıma sürüklüyor.'