NEDİM SABAN'DAN KARAR GAZETESİ RÖPORTAJI


Nedim Saban pandemi sürecinde yaşananlarla ilgili olarak Karar Gazetesi'nden Saliha Sultan'a röportaj verdi. Türk Tiyatrosu'nun yaşadığı sorunlarla ilgili açıklamalar yapan Nedim Saban önemli noktalara değindi.

Röportajın satırbaşları;

"Pandemi sürecinde işsiz kalan yüzlerce emekçiden söz ediyoruz. Sadece oyuncular değil, ekmeğini tiyatrodan kazanan ışık teknisyeni, dekor teknisyeni, tasarımcı ve daha nice insan.
Sezonun en verimli ayı Mart’tır, çünkü seyirci görmek istediği oyunlara artık karar vermiştir, Tiyatro Günü ekseninde festivaller başlar, turneler hızlanır.

Bu talihsiz süreçte her şey Mart ayında aniden durunca, hem onlarca oyun iptali oldu, hem de hazırlıksız yakalanmış olundu. Yüzlerce ön bilet satışına rağmen durmak zorunda kaldık."

"Özellikle salon kiraları, maaşlı elemanları, büyük harcamaları olan tiyatrolar daha da zor durumda kaldı. Ancak bence en büyük kriz tiyatrocuların böyle bir dönemde bile ayrışarak, ‘Kim daha zor durumda?’ yarışına düşmeleri oldu. Tiyatro, sektöre dönüşmeli dediğim zaman esnafça düşünmekle suçlanıyordum, oysa bir sektör olabilseydik, sorunların çoğunu göğüsleyebilirdik."

"Nicel büyümeye aldanmamak gereğini baştan beri söylüyordum, yılda birden bire 500 oyun sahnelenmesi bir altın çağ değildir. Altın çağı kapıda starlarla selfie çektirmek isteyen seyirci üzerinden okursanız, bu hale düşersiniz. Galiba pandemi sürecinden çıkan sonuç şu: Türkiye Tiyatrosu’nun bağışıklık sistemi düşüktü. Altın çağda yanlış vitamin kullanmışız."

"Temmuz’da perdeler açılıyor açıklaması hiç gerçekçi değil. Bir oyun planlamak, bilet satmak için oyunu hangi kurallarda oynayacağınızı bilmeniz lazım. Sosyal mesafe kuralları ne olacak? Geçen gün Berliner Ensemble’da uygulanan oturma düzenine bakınca, neredeyse dörtte bire düşüyor sayı. 

Biz bu oyunu hangi kurallarda oynayacağız? Ticari olarak riskimiz ne olacak, oyuncularımızı turneden turneye götürürken onların sağlığını nasıl koruyacağız? Ben sosyal mesafeyle tiyatronun neredeyse imkansız olduğunu düşünüyorum."

"Açıkhava Tiyatroları büyük bir potansiyel. Belediyelerin bunun farkında olmaları ve özel tiyatrolara kapılarını açmaları gerek. Belki sosyal mesafe koşulları burada daha rahat uygulanabilir çünkü.

Öte yandan belediyeler iptal edilen festivaller ya da planladıkları oyunların ödemelerini yapabilirdi tiyatrolara mesela. Böyle bir insiyatif bile soluk aldırırdı hepimize."

"Ötelemek bir çözüm değil, borçlandırarak bir batağa sürükleniyor sektör. Yıllardır en azından vergi oranlarının düşürülmesini tartışıyoruz. Bunu yapmak o kadar zor muydu bilemiyorum. Devlet desteği yılda bir kez toplanan bir kurulun ödeme yapması demek değildir. 

Devlet desteğine başvurmak için vergi borcunuz olmamalı ama vergi borcunuz olduğu için devlet desteğine gereksiniminiz var ve devlet desteği alarak yine devlete borcunuzu ödüyorsunuz. Çok pratik bir önlem olarak, başvuruyu alır, desteği aktarmadan önce vergi borcunu tahsil edersiniz, olur biter."

Röportajın tamamı için: Karar Gazetesi