CÜNEYT İNGİZ - TİYATROLAR 1 TEMMUZ'DA NASIL AÇILIYOR?


Dünyada ve ülkemizde büyük sıkıntılara sebep olan Covid-19 salgını sonrası "normalleşme" adımları atılmaya başlandı. Hasta ve ölü sayılarının azalması ile birlikte birçok sektör tekrar faaliyetine başlıyor.

Türkiye'de salgının başlamasıyla birlikte ilk kapatılan grup içinde yer alan özel tiyatrolar normalleşme döneminde son açılacak olan grubun içine dahil edildi. Özel tiyatrolar 1 Temmuz itibariyle sahnelerini açmaya başlayacak.

Bütün bu gelişmeler ışığında her şeyin normalleştiğini, sorunların ortadan kalktığını söylemek tiyatro mesleğini icra edenler açısından pek de mümkün değil. Hatta buzdağı haline gelmiş sorunların çözülmesi için "normalleşme" adımları hiç yeterli değil.

Öncelikle tiyatro mesleğini icra eden tiyatro yapımcısı, yönetmeni, oyuncusu, ışıkçısı yani kısacası mesleğin içindeki bütün herkesin ilk sorunu "perdelerin açılması" değil. Bu noktaya gelene kadar pandemi ile birlikte biriken ekonomik ve sosyal sorunların çözülmesi gerekiyor.

Mart ayında tiyatro salonlarının kapanmasıyla birlikte salon sahipleri yaklaşık üç aydır kira, elektrik, su, ısınma giderlerini ödeyemedi. Mekanlarını tiyatrolara kiralayan ev sahipleri belli noktalarda destek olmak adına kira almasalar ya da yarı yarıya indirimli alsalar da sonuçta perdelerin açılmasıyla birlikte kiralar ödenmeye başlayacak.

Salon sahipleri salonları kapansa da ekibinin sigortasını ve maaşlarını ödemeye devam etti. Biriken faturalarını ödemek için krediler çekildi. Üstelik bunu devletten bir kuruş destek almadan yine borçlanarak yaptılar. 

Işıkçısı, dekorcusu, müzisyeni özel tiyatroların kapanması ile birlikte işsiz ve aç kaldı. Hiçbir imkan sunulmayan bu insanlar kendi içlerinde dayanışma yoluyla çözüm yolları üretti.

Bu dönemde tiyatronun bir yasası olmadığı için hiçbir mesleki imkanı olmayan tiyatrolar kendi başlarına çaresiz, kaderlerine terk edildi. Çeşitli kampanyalarla yine halktan destek arandı.

Ve bugün yapılan açıklamayla 1 Temmuz'da tiyatroların salonlarını açabileceği, tiyatroların faaliyetlerine başlayabileceği duyuruldu.

Kültür ve sanat çalışmalarını az çok takip edenler çok iyi bilir ki gerek ödenekli tiyatrolar gerekse özel tiyatrolar mayıs, haziran aylarında perdelerini kapatır. Yaz ayları özel tiyatrolar için kısa bir turne ve hazırlık dönemidir. Okullar açılana kadar tiyatrolar bu dönemi yine ekonomik zorluklarla tamamlama mücadelesi verir.

Ekim ayından önce hiçbir tiyatro gerçek anlamda faaliyetlerine başlayamaz. Pandemi ile birlikte mart ayında perdelerini kapatan tiyatrolar 1 Temmuz'da açıldı demekle açılmış olmaz. Yani 3-4 ay gibi bir süre değil tam 7 ay işsiz ve imkansız kalmış olur. 3 ay bile dayanmaya çalışmak için zorlanan özel tiyatrolar ekim ayına kadar toplam 7 ay dayanmak zorunda bırakılmış oldu.

Üstelik özel tiyatrolar için sezonun en hareketli ve en çok iş yaptıkları dönem mart-mayıs ayları arasıdır. Çünkü sezonu açtıktan sonra yeni ve eski oyunlarını seyirci ile buluştururken hem özel tiyatrolara devlet yardımını bekledikleri için yeni oyunlarını ocak şubat aylarında başlatırlar. Covid-19 salgını yüzünden bu dönemi kapalı geçiren özel tiyatrolar kazanç elde edemedi.

Kısacası 1 Temmuz'da özel tiyatrolar perdelerini açabilir demekle sorunlarımız çözülmüş olmuyor. Acilen çözüm üreterek her türlü devlet desteğinin özel tiyatrolara sunulması gerekmektedir.

Tiyatromuz Yaşasın İnisiyatifi'nin www.tiyatromuzyasasin.com sitesindeki bildirisinde yayınladığı maddeleri sıralayarak yazımı tamamlamak istiyorum.

1.Kamusal Tiyatrolar KDV, Gelir Vergisi, stopaj gibi vergilerden muaf tutulmalı, mevcut borçlarla ilgili düzenlemeler yapılmalıdır.

2.Elektrik, doğalgaz, su gibi 2021 Ocak ayına kadar dondurulmalıdır. 

3.2021 Ocak ayına kadar kamusal tiyatroların salon kiraları devlet tarafından karşılanmalıdır.

4.Kamusal tiyatrolarda çalışan personellerin maaşları ve SGK primleri Ocak 2021 tarihine kadar devlet tarafından ödenmelidir, prim borçları ile ilgili düzenlemeler yapılmalıdır.

5.Tiyatro sezonu sağlıklı şekilde başlayana dek, bildirinin başında ünvanlarıyla andığımız tüm tiyatro emekçilerinin asgari yaşamsal koşulları bireysel maddi desteklerle sağlanmalıdır.

6.Zaman kaybetmeden tiyatro yasası çıkarılmalıdır. Kamusal tiyatrolar ticarethane kimliğinden kurtarılıp kamusal hizmet üreten sanat kurumu statüsüne geçirilmelidir.

7.Kültür Bakanlığı tarafından ÖZEL TİYATROLARA DEVLET DESTEĞİ olarak tanımlanan yönetmeliğin hüküm ve şartları günün ihtiyaçlarına uygun olarak acilen düzenlenmelidir.