CÜNEYT İNGİZ - TÜRK TİYATROSUNDA TEKELLEŞME SİNYALLERİ


Covid-19 salgını ile birlikte mart ayında kapanan tiyatrolar salgının en çok yaraladığı sektör haline geldi. Normal zamanda bile ekonomik sorunlarla mücadele eden Türk Tiyatrosu salgın ile birlikte çıkmaza girdi. Bir yandan devletten ödenek ve destek beklerken diğer yandan çeşitli alternatif yöntemlerle sorunlarına çare bulmaya çalıştı.

Bunlardan ilki Tiyatro Kooperatifi'nin "Bende Yerin Ayrı" kampanyası. Kampanya ulusal basında büyük yankı buldu. Tiyatrocuların sesini duyurma gayretiyle yazılı sözlü basın ve sosyal medya büyük bir duyuru yarışına girdi. Bu umut veren gelişme haberin detaylarına gizlenen bir ayrıntının gözden kaçmasına sebebiyet verdi.

Tiyatro Kooperatifi'nin kampanyası gerçekten umut vericiydi. Basında haberleri okuduğunuzda Türkiye'deki bütün tiyatroların kampanyası gibi görünen haberde işler yazının sonuna doğru değişiyor. Haberin sonunda görüyoruz ki sadece Kooperatife üye olan 25-30 tiyatro için geçerli bir kampanya düzenlenmiş. 

İyi güzel de o zaman herkes üye olup bundan faydalansın diyebilirsiniz. Bu noktada Kooperatifin 1.500TL. giriş bedeli ve aylık 200TL. gibi maddi şartlarını yerine getirmeniz gerekli. Pandemi sürecinde bu şartlarından taviz vermeyen Tiyatro Kooperatifi zaten sıkıntıda olan diğer tiyatrolara kapılarını kapamış oldu.

Dönelim "Bizde Yerin Ayrı" kampanyasına. Kampanya o kadar başarılı olduğu ki toplamda 1 milyon TL. toplandı. Sadece bir şirket 500 bin TL. tutarında bilet satın alarak üniversite öğrencilerine hediye etti.

Kampanyanın önemli bir noktası da yardım için biletlerin Mobilet isimli uygulama üzerinden alınmasıydı. Belki haberiniz vardır. Pandemi öncesinde çeşitli çalışmalar yapan Mert Fırat yabancı kaynaklı bir şirketin de desteğiyle Mobilet firmasını satın alarak Türkiye'deki bütün tiyatro biletlerinin bu site üzerinden satılması için harekete geçmişti. Pandemi döneminde "Bizde Yerin Ayrı" kampanyasının bu uygulama üzerinden yapılması dikkat çekici. 

Üstelik Mobilet sadece bilet satmakla kalmıyor. Kategorilere göre satın aldığınız biletlerle tiyatro oyuncularıyla tanışma, oyun sonrası kulise girme hakkı gibi imkanlar da sunuyor. Yani milattan önceye kadar uzanan tiyatro sanatı sırf ekonomik çıkarlar nedeniyle popüler magazin yaşam tarzına doğru evrim geçiriyor.

Tiyatro Kooperatifi kendi içindeki ünlü yüzleri de kullanarak çok başarılı bir kampanyaya imza attı. Umalım ki kazanılan bu bilet bedelleri eşit şekilde paylaştırılarak hakkaniyetli bir davranış sergilenir. 
Gelelim "Dayanışmanın 100'ü Şiir" kampanyasına. Yine Türk Tiyatrosu'nun ünlü yüzlerine okutulan ünlü şairlerin şiirleriyle tiyatro mesleğinin emekçilerine destek kampanyası başlatıldı. Yani ışıkçısı, dekorcusu, koreografı, dansçısı v.b. herkes bu sıkıntılı günlerde ekonomik destek alacak. 

"Dayanışmanın 100'ü Şiir" kampanya sayfasına girerek burada satılan kartlardan satın alanlar tiyatro emekçisine destek olabiliyor.

Kampanya ile ilgili kulağıma gelen bir konu dikkatimi çekti. Kampanyanın yardımları sadece İstanbul'daki tiyatro emekçileri için geçerli olacakmış. Yani Türkiye'nin dört bir yanından alınan bu kartlarla toplanan paralar sadece İstanbul'da dağıtılacak. 

Yıllardır tiyatro sanatının sadece büyükşehirlere özgü gibi yansıtılması Anadolu insanını üzerken böyle bir kampanyayla tekel oluşturulmaya çalışılmış olmuyor mu? Böyle güzel bir kampanyanın bu şekilde olumsuza dönmesini organizasyonu yapan kişiler göremiyor mu? Anadoluda tiyatro emekçilerine bu süreçte ne olursa olsun demek haksızlık değil mi?

Ülkemizde ve dünyada halen büyük bir sorun olan Covid-19 tehlikesi devam ederken bu tür konuları açmak hoş olmasa da gerçeklerin ortaya çıkması için bu soruların cevaplanması da kaçınılmaz oluyor. 

Herkese sağlıklı günler dilerim.