YAZGÜLÜ ALDOĞAN - ALİ POYRAZOĞLU KAPIŞMASI


Cumhuriyet gazetesi yazarı Yazgülü Aldoğan'ın "Tamamla Bizi Ey Aşk" oyunuyla ilgili yazdığı yazı sonrası Ali Poyrazoğlu ile arası bozuldu. Karşılıklı sözlerle kavga büyüdü.
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Yazgülü Aldoğan Ali Poyrazoğlu'nun daveti ile Tamamla Bizi Ey Aşk oyununu seyrettikten sonra şu yazıyı kaleme aldı.
"Ali Poyrazoğlu arayıp “Yazgülü, pazar akşamı Trump’ta matine yapıyorum; ön sırayı satmadım, bekliyorum, arkadaşlarını da al, gel” dedi. Nasıl da yorgunum. Cumartesi, pazar niye işe gidiyorsun diye soranlara hep kızmışımdır, “siz pazar, pazartesi günü gazete okuyun diye işe gidiyorum” derim. Hele bu kültür sanat sayfası işi çıktığından beri, hobim işim oldu, her gün yetmiyor, her akşam da işe gidiyorum, ya konser, ya tiyatro!

Oyun, bir evlilik analizi. 20 yıllık evli bir çift, aşkla evlenmişler, çoluk, çocuk filan. İş rutine binmiş. Koca çalışıyor, kadın evde, koca gelsin de hayat renklensin diye bekliyor ama koca da yemek masası beyaz kolalı olsun, maçı da küfür ederek seyredeyim yeter derdinde! Çok bildik hikâye aslında!
Bilinmedik nesi var bunun? Terapi kısmı. Kadın; ya boşarım seni, ya aile terapisine gideriz diyor. Koca baştan kaptırmış paçayı, malı mülkü kadının üzerine yapmış. Rest çekemiyor. “Donumu mu alacaksın, her şey senin zaten” diye paralanıyor ve ondan sonrası, yok artık dedirten cinsten. Donun içinde ne olduğunu bile görecektik, baksaydık desem! Biraz da bize mi yapıyor acaba, sahneden inip önümüze geliyor indiriyor donu çünkü.
Seyirci memnun. Belden aşağı oldu mu kahkahadan kırılıyor. Her küfürlü espri, her belden aşağı laf, kah kah, kih kih. Sanatçı da bunu bildiği için gıdıklıyor da gıdıklıyor, kaçın kurrası Ali Poyrazoğlu. O gıdıkladıkça seyirci gıdaklıyor! 
Tabii film tanıtımlarında yaptığım gibi gerisini anlatmayacağım. Evliliğinizi sorgularken ağlamak yerine gülmek istiyorsanız, kocanızı biraz dürtüklemek, ama canım maç saatinde tiyatroda işimiz ne diye bağırmasına rağmen kandırabilecekseniz götürün vallahi, iki cümle kalsa kulağında kar kardır! Melih Ekener terapist rolünde, Güneş Berberoğlu, bunalmış 20 yıllık evde bunalmış eş. Bunun için fazla zarif, fazla zayıf, fazla çektirmiş. Uzaktan 35’lik gibi duruyor. E kusura bakmayın, siz oyunda ağzınıza geleni söylerseniz, ben de rahat rahat yazarım. 
Ali de fazla boşvermiş, göbeği salıvermiş, babası gibi. En hoşu neydi biliyor musunuz, bir ara aralarında bir şey oldu, oyun koptu, onlar da koptu, kendileri de güldü! Zaten maşallah, bunca yıldan sonra, gül deyince gülüyor, ağla deyince ağlıyorlar."
Yazının ardından Ali Poyrazoğlu yaptığı açıklama ile Yazgülü Aldoğan'a ateş püskürdü. Ali Poyrazoğlu şu açıklamayı yaptı.
"Cumhuriyet'te sanat sayfası yöneticisi Yazgülü Aldoğan tiyatromu, beni, oyuncu arkadaşlarımı ve seyirciyi küçümseyen, dalga geçen çamur gibi bir yazı yazdı" dedi. Yazıya tepki gösteren Poyrazoğlu, "Yalan söylüyor. Tiyatronun “gibi yapmak”olduğunu bile bilmiyor. 3 yıldır oynuyorum bu oyunu. 3 yıllık seyirci şahitim var. Yalancı"