ÖMÜRLERE ŞİFA "AHUDUDU"





İstanbul’un gökdelenleri içinde sıkışıp kalmış bir konak. Tıpkı konağın esareti gibi İstanbul’un değişimine ayak uyduramayıp konağın esiri olmuş iki kadın. Geçmişin tozlu hatıraları içinde, yaşadıkları günleri Türk Sanat Musikisinin ezgileri arasında ararken birbirlerine sıkı sıkı sarılır. Ağacın köklerine sarılması misali, konaklarına, kardeşlerine ve yeğenlerine sarılan iki kadın.

Tiyatrokare’nin üçüncü sezonuna devam eden “Ahududu” Melek Baykal ve Suna Keskin’in eşsiz yorumuyla sahneye taşınıyor. Dedelerinden kalan ahşap konakta yaşlı ve kimsesiz insanlara oda kiralayan iki kız kardeşin onları ebediyete ve huzura kavuşturmasını, bunu tamamen iyi niyetle yaparken yaşadıkları komik durumları anlatıyor. Geleneksel unsurların ön planda tutulduğu oyunda birbirinden komik olaylar zinciri seyircileri kahkahalara boğuyor.


Joseph Kesserling’in “Arsenik ve Eski Dantel” adlı eserinden uyarlanan “Ahududu”nun yönetmen koltuğunda Nedim Saban oturuyor. Melek Baykal, Suna Keskin, Halim Ercan, Cem Güler, Bülent Seyran, Dicle Alkan, Birol Engeler ve Nedim Saban rolleri paylaşıyorlar.

Bir zamanların en önemli salonlarından biri olan Kenter Tiyatrosu kapısından içeri girerken nostalji sarıyor her yanımı. Şimdilerde atıl vaziyette bulunan salonun zaman zaman konukları oluyor, perde açılıyor, oyunlar sergileniyor. Kenter Tiyatrosu’ndan ve Kenter ailesinin sahnesinden yetişip, kendi tiyatrolarını kuran, isim yapmış birçok oyuncu bugün tiyatrolarına sahip çıkmakta zorlanıyor.

Kara komedinin en önemli örneklerinden olan “Ahududu” tam bir ekip çalışmasıyla sahneye taşınmış. Melek Baykal ve Suna Keskin’in önderliğinde adeta bir sahne bütünlüğü yakalayan ekip, en ufak bir tekleme ya da takılma olmadan oyunlarına sahip çıkıyor. Sahne önünde hırslar, egolar olmadan herkesin rolüyle hizmet verdiği oyununun bu kadar süredir sahnede olması sürpriz değil. Bülent Seyran’ın bekçi rolündeki başarılı oyunu dikkat çekici. Nedim Saban trajikomik karakteri Zeki rolü ile sahneye girip çıkarken, müthiş bir performans sergiliyor.

Yapımcılığından, yönetmenliğine, oyunculuğundan dekoruna kadar tiyatrosuna sahip çıkan Nedim Saban’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Sahneye taşıdığı her oyunla tiyatro seyircisini yakalayabilen, günümüz dar kadro ve bütçeli oyunların revaçta olduğu tiyatrolara inat kalabalık kadrolu ve muhteşem dekorlu oyunlarla seyirciyi buluşturan Nedim Saban, adeta bir Don Kişot gibi değirmenlere saldırmaya devam ediyor. Bir yandan devam ettirdiği akademik eğitimi, diğer yandan yeni sahnelediği oyunların provaları derken bir dakikası bile kalmayan tiyatro şövalyesi Nedim Saban bir Avrupa ülkesinde belki de devlet nişanı alabilecekken, ülkemizde gereği kadar takdir edilmediği halde sanat için mücadelesini bırakmıyor.

Üçüncü sezonunda toplam 150 defa sergilenen “Ahududu” iki saatlik süre içinde seyirciye seyir zevki yüksek, kahkaha dolu dakikalar vaat ediyor. Hiç sıkılmadan iki kız kardeşin yalnızlıklarına buldukları çareyi öğrenmek ve bol bol gülmek isterseniz “Ahududu” oyununu mutlaka seyretmelisiniz.

İyi Seyirler,